BUGÜN 15 MAYIS HAVA ŞEHİTLERİ GÜNÜ

BUGÜN 15 MAYIS HAVA ŞEHİTLERİ GÜNÜ

Havacılık tarihimizin ilk şehit pilotları Yüzbaşı Fethi bey ve Sadık bey.27 Şubat 1914 tarihinde Kahire’den İstanbul’a uçarken, uçak arızalanarak düşer.Ve Yüzbaşı Fethi beyle, Sadık bey havacılık tarihimize ilk şehitler olarak geçer.Fethiye’nin o yıllardaki adı MEĞRİ’ dir.Meğrililer, tarihe geçecek bir insanlık örneği gösterirler.MEĞRİ’nin adı artık FETHİYE’ ‘dir.Fethi beyin adını vererek ölümsüzleştirirler. Lisedeyken İzmir Güzelyalı’da ki Hava Lisesi’ne girmek tek hedefimdi. Efeler Polis Merkezi’nin hemen karşısında şimdi üstü avukatlık ofisi olarak,altıda kırtasıyeci olarak çalışmakta olan dükkan o yıllarda Fuat amcamızın bakkal dükkanıydı.Bakkal Fuat Akıncı amcamızın oğlu Sümer Akıncı hava kuvvetlerinde pilottu.Sümer abi Aydın’a geldiğinde ona hayran hayran bakardım.Mavi üniformasının içinde 2 metre boyunda yağız bir delikanlıydı.Nerede yakalasam ;’’Sümer abi’’ diye söze başlar, ona pilotlukla ilgili akla hayale gelmedik sorular sorardım.Türk Hava Kuvvetlerinde pilot olmak, gecelerimin değişmez rüyasıydı.Bir gün duyduk ki Sümer abi şehit düşmüş…Yıkıldım, tüm dünyam karardı.Sümer abinin naaşını Aydın’a getirdiler.O iki metre boyundaki yiğit Sümer abinin tabutu bedenine göre çok küçüktü.Bir kez daha yıkıldım, kimbilir yere nasıl çakıldı da o küçük tabuta sığdırdılar ? Aradan yıllar geçti.Hava Harp Okulu sınavlarına hazırlanıyordum.Mustafa Özdilek ağabeyimle tanıştım.O da Hava Kuvvetlerinde pilottu.Mustafa abinin farklı bir yapısı vardı.Ne zaman pilotluktan söz etsem, önce dinler sonra, ’Atila, başka ne olmak istiyorsun? ‘’ diye sorardı.Neden sorduğunu anlayamazdım. Hava Harp Okulu sınavları için Eskişehir’e gittim, bir otele yerleştım; ama Sonra Mustafa abiKaldığım otele geldi ve beni evine götürdü.Gece Eskişehir Orduevi’ne yemeğe gittik, arkadaşlarıyla tanıştırdı.Yaşamımın en güzel anlarını yaşıyordum.Eve döndüğümüzde bana yatacağım odayı gösterdi.Mutluluktan hayal kurarken, Mustafa abinin odasında sesler geldiğini duydum, fırlayıp gittim.Mustafa abi yatağında kabus görür gibi hareketler yapıyordu.Seslendim:-Mustafa abi, Mustafa abi…Mustafa abi uyandı, yüzü, bedeni ter içindeydi.Onu böyle görünce korktum.-Abi ne oldu ? diye sordum.Mustafa abiye su getirdim, içti biraz sonra daha sakinleşti.Tekrar sordum. -Abi kabus mu gördün, ne oldu ?Mustafa abinin kullandığı F84, görev uçuşu sonra inişe geçtiğinde arkadaki paraşüt açılmamış ve jet o hızla bariyere doğru gitmiş, işte tam çarpma anında bariyerdeki çelik halat kopmuş ve pilot kabinin üstünden bir kamçı gibi teyet geçmiş. Mustafa abim iyice sakinleşmişti, uyumadan önce söylediği; ’Şu Amerika var ya, uçuş süresini Kore savaşlarında tamamlamış uçakları bakıma aldıktan sonra allayıp, pullayıp bize uçan tabut olarak satıyor’’ sözleri dün gibi belleğimde duruyor.Yine aradan yıllar geçti.Kıbrıs’ta askerliğimi yapmış Aydın’a dönmüştüm. Mustafa abinin , ağabeyisi Tahsin abi ile turistik parkta sohbet ediyorduk. -Tahsin abi, Mustafa abim nerede görevli, diye sordum.Türkiye’deki tüm üsleri biliyordum.Tahsin abi, ’’Mustafa abin uzaklarda’’ dedi.-Nerede abi Merzifon da mı, İncirlik’te mi ?-değil Atilla, değil. Mustafa abin şehit oldu..Dünya başıma yıkıldı.Dondum kaldım.Sonra gözlerimden damla damla yaşlar…-nasıl düştü abi,Tahsin abinin anlattığı olay, yukarıda yazdığım olayın ikincisi.Bu kez çelik halat pilot kabinine teyet geçmemiş, biçmiş geçmiş.Ben 13 yaşlarındayken teyzemin kocası Erol Savaş eniştemiz de Akhisar’da düşerek şehit olur.Bu belgeleri aldığım Tayyareci Sitesinin kurucusu emekli pilot binbaşı Celal Uzar kaptana ulaşamadım; ancak mail göndererek kendilerine teşekkür ettim.Bugün 15 MayısHava Şehitleri günüGökler hem mavi hem de vatan toprakları gibi kan kırmızı… Atilla Dağıstanlı

Diğer Haberler