Normalleşiyoruz Evet Ama Eski Normal ile Yeni Normal Aynı mı?

Normalleşiyoruz Evet Ama Eski Normal ile Yeni Normal Aynı mı?

Korona giderken yeni bir akım yarattı “ normalleşme” dediler adına. Evet “normalleşiyoruz” esnetilen kurallara bakınca öyle duruyor. Fakat şunun bilinmesi gerekiyor; artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Çünkü Korona tabiat tarafından elimize zorla tutuşturulmuş bir “düzeltme kılavuzu”. Bu kılavuzu yazanlar teknoloji kadar tarımın da her şey olduğunu gösterdi. Bir adım daha ileriye gitti “teknoloji olmazsa belki tarım olmazsa hiç yaşayamazsın”dedi. Teknoloji için savunmayı değil bilimi destekle temennisinde bulundu. İnsanoğluna ihtiyaç sandığı saltanatın, şaşalı iftarların yerine sosyal destek yardımları ile paylaşmayı öğütledi. Pahalı kıyafetlerle gittiğin lüks restoranları hiç görmemiş olanlar var. Şimdi biraz da “mekan yerine insan manzaraları gör! “dedi. Devletlere de mesajı net : “aşırı karlılık, hırs ile sürekli dahasını isteyerek değil kendine her alanda yetebilen halinle dünyaya hükmet! Kendi vatandaşlarının her türlü sorununa eğilmekten vazgeçme.”cümlesini kullandı. Bakınız; kısa süreli çalışma ödenekleri, sosyal nakdi destekler, esnaf kredileri, yardım kampanyaları, vefa destek gruplarının çalışmaları, maskelerin ücretsiz tedarik edilişi. Avrupa’ya, ABD’ye yapılan koruyucu ekipman yardımları. Dünün dev ekonomileri yarının inşası için bilimi,sağlığı değil savunmayı ön planda tutunca üzerinde türlü oyunlar çevirdikleri ülkelere bile muhtaç kalabilir durumdalar. Ammaa bir yer var ki dostlar şu süreçte koronanın işaret edip bizim sınıfta kaldığımız “infak edebi”. Sizler tabi yaşınız genç, ihtiyarlar ile muhabbettiniz azsa o da ne ki? dediniz. Yaygın bilinen haliyle “bir elin verdiğini diğer elin bilmemesi” anlayışı. Biz atadan böyle gördük görmesine de kulaktan kulağa oynarken arada bir sağıra mı denk geldik nedir? Sağır duymadı yakıştırdı, olan da infak edebine mi oldu? Siyasi parti mensupları, STK temsilcileri maalesef son zamanlarda vermis oldukları resimlerle vicdanımızı yaralıyorlar, farkında değiller. Devlet tarafından ödenen nakdi destekler sahiplerine ulaştırılırken bile fotoğraflar çekiliyoruz. Yetmiyor sosyal medyamıza, dahası yerel basına dağıtıyoruz. Üstelik kendimiz yazarak veriyoruz ki; fotoğrafı görüp erinirse gazeteci, yazmaya erinmesin, hemen koysun gazetesine. Peki başlığa ne yazsın gazeteci? Ben bana gelenlere “görgüsüzler başlığı ile yaparım haberinizi, sıkıntı yoksa elbette yer veririm” diye yanıtlıyorum. Zoruna gidiyor cevabı duyunca ama “hayrın ancak görünmez olursa hayra çıkar yolun!” biz dededen böyle gördük Canım kardeşim… Tarihçiler der ki: Tarih değil hatalar tekerrür eder..Hataların tekerrür etmemesi için ise yol basit “hatanın hata olduğunun bilincine varmak” Ramazan yardımları fitrelerimiz bizim boynumuzun borcu, ödemenin dekontu “infak edebi”. Borcunuzu öderken dekontunuzu almayı ve dekontunuzu muhafaza etmeyi unutmayın dostlar… Aşkınız daim olsun… Canan Baykız

Diğer Haberler