Akbük’te örülü kilise duvarları, yetkilileri harekete geçirdi

Akbük’te örülü kilise duvarları, yetkilileri harekete geçirdi

Didim’e bağlı Akbük Mahallesinde bulunan ve şu anda kapalı konumda olan Rum Ortodoks Kilisesi'nin 2 kapısının duvarla örülmesiyle ilgili kamuoyu ve basında çıkan haberlerin ardından, Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Umut Tuncer, yerinde incelemeler gerçekleştirdi. “130 YILLIK GEÇMİŞE SAHİP”Osmanlı döneminde 1870'lerde yapılan ve işlevini Cumhuriyet yılları başlarına kadar sürdüren tarihi kilise, Rumların mübadele sonucu Yunanistan'a göç etmesi ile atıl kaldı. Bir süre sonra kilisenin bir asma kat oluşturularak okula çevrildiği öğrenilirken, yıllarca bakımsız kalan kilisedeki süsleme ve sıvaların zarar görmesi üzerine 2014 yılından önce belediyelik olan Akbük’te dönemin Belediye Başkanı İbrahim Şam tarafından 2007'de restore edilmişti. Restorasyonun ardından bir defa alınan izinle Süryani bir çiftin evlilik töreninin yapıldığı kilisenin daha sonra kapısına kilit vuruldu.Kilisenin 3 girişinden ikisinin kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce duvarla örülmesiyle başlayan süreçte Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Umut Tuncer yerinde incelemede bulundu. Basın mensuplarına bilgiler veren Tuncer, yapının 130 yıllık Rum Ortodoks Kilisesi olduğunu ve 2 hafta önce kendilerine tahsis edildiğini belirtti. “SİT KARARI OLMADAN DUVAR ÇEVRİLMİŞ”Tuncer, “Tahsisten sonra kilisemizi inceledik. Kilisemizin organizasyonu açısından bir kültür değeri olarak, Didim’e ne açıdan kazandırabileceğimiz noktasında çalışmalara başladık. Fakat bahsedilen iddialarla ilgili vahim bir tabloyla karşılaştık. Kilisemizde toplam 3 kapı var. 3 kapıdan ikisi kurul kararı olmaksızın, bildiğiniz gibi bu kilise sit alanı, burada kurul karar olmaksızın herhangi bir tadilat ve onarım yapmak mümkün değil. Tarihi dokusuna uymayacak şekilde iki kapının derme çatma şekilde duvarla örüldüğünü tespit ettik” dedi. “SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK” İl Kültür ve Turizm Müdürü Tuncer, alkollü mekanın ruhsatı için duvarların çevrildiği iddialarına da değinerek, şunları kaydetti: “İddiaya göre Didim Belediyesince arka parselde bulunan alkollü mekanın ruhsatlandırılabilmesi için, kapılarda söz konusu tahribat yaratılmış. Çünkü alkollü işletmelerin ruhsatlandırılabilmesi için ibadethanelerde kapıdan kapıya en az 100 metre mesafede olması gerekli. İki kapının duvarlarla örülmesi söz konusu 100 metrelik mesafe engeline takılmadan söz konusu işletmenin ruhsatlandırılmasını sağlayabilir. Bunlar iddia, biz bunları araştırmakla sorumluyuz. Bugün itibariyle savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Zannediyorum savcılık incelemesinden sonra, kararın da raporunun savcılığa iletilmesinden sonra konu yargıya taşınır diye düşünüyorum. Eğer gerçekten Didim Belediyesince bu tahribat yaratıldıysa, ticari çıkar amaçlı bir kültür varlığının belediye tarafından iddiaya göre bu belediye tarafından gerçekleştirildiyse bu son derece üzücü ve düşündürücü bir durum. Hukuki süreç işleyince daha doğru, daha net neticelere ulaşırız. Gerçekte ne olduğunu anlamak için ilgili yargı sürecini başlamasını beklemek gerekir.” Kilisenin kullanımıyla ilgili kanaat önderleri, yerel yöneticilerinden nasıl kullanılması gerektiği yönünde fikirler aldıklarını belirten Tuncer, birkaç fikir olduğunu fakat bunların netleşmediğini dile getirdi.

Diğer Haberler