Nazilli'de JES protestosu

Nazilli'de JES protestosu

Bozyurt Mahallesi’ndeki JES çalışmalarının yapıldığı alanda düzenlenen basın açıklamasına, CHP Aydın Mv. Süleyman Bülbül, İyi Parti Aydın Mv. Aydın Adnan Sezgin, Nazilli Belediye Başkanı Kürşat Engin Özcan, Nazilli Belediye Başkan Yrd. Mert Öreroğlu, CHP İlçe Başkanı Serkan Sevim ve İlçe Yöneticilerine, CHP Nazilli Hukuk’tan Sorumlu Başkan Yrd. Halil Şakar, CHP Nazilli Kadın ve Gençlik Kolları, İyi Parti İlçe Başkanı Cihat Öztürk ve ilçe yöneticileri, Demokrat Parti İlçe Başkanı Mustafa Uysal, İstiklal Mahallesi Muhtarı Mustafa Bozkır, Nazilli Baro Temsilciliği, Aydın Baro Çevre Komisyonu, Disk Emekli Sen Nazilli Şubesi Başkanı Emel Çopur Atay, Nazilli Tema Temsilcisi Fulya Özberk, Atatürkçü Düşünce Derneği, Ayçep Aydın Temsilciliği, Ayçep İncirliova Temsilciliği, Eğitim-İş Sendikası, Eğitim-Sen, Nazçep, Şafak-Der, Eğrek Alevi Kültür Derneği, Pınarbaşı Alevi Kültür Derneği ve ilçe halkı katıldı.   FIRSATÇILIK YAPILIYOR CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, "Geldim ziyaret ettim. Ağaçlar bir gün önce kesilmiş, bir tek kök göremedim. Burada yaklaşık 80’e yakın zeytin ağacı varmış. Hepsi kesilmiş. Şimdide ne halde görüyorsunuz. Nerede  Zeytin Kanunu, nerede gerekli mesafe. Bir tarafta evler, yaşam yerleri, birinci sınıf tarım arazileri, bir tarafta Mastaura Antik Kenti. Jes bölgeleri antik kentleri çok seviyor. Karacasu Afrodisyas gibi. 11 kuyu çalışmalara başladı. Yaşam hakkının olduğu yerlerde devlet bunun tedbirini alır. O nedenle kişinin malı, şirketin malı düşünülmez. Hukuka saygısı, yargıya saygısı, yaşam hakkına saygısı olmayan JES lobisi Aydın’ı merkez kabul etti. Aydın’da şu anda Anayasanın ilgili maddeleri ihlal ediliyor. Yasalar bir tarafta, fırsatçılık yapılıyor. Vatandaşa evde kal deniyor, ama JES’cilere devam deniyor. Bu konuda da yargı süreci devam etmektedir” dedi. “UZUN YAŞAM BÖLGESİ OLARAK KALMAK İSTİYORUZ”  Nazilli Belediye Başkanı Kürşat Engin Özcan, “Keşke yasalarda değişiklik yapılmamış olsaydı, bizim yetkilerimiz çeşitli, bakanlıklara devredilmemiş olsaydı bunların gereklerini rahatlıkla yerine getirebilirdik. Biz akaryakıt istasyonu konusunda dahi halk sağlığını kontrol ediyoruz. Bu işler yapılırken arazide bütün ilgili birimlerimiz gerekli kontrolleri yaptılar. Bütün değerlendirmelerin yapılmasını sağladık. Hukukçu arkadaşlıklarımız da bu konuda gerekli araştırmayı yaptı. Yasal işlemleri tamamlıyorlar. Ama sonuçta bize geldiklerinde bütün değerlendirmeleri yapacağız. Bölgede incir, zeytin yetişmekte bölgemiz Uzun Yaşamı Bölgesi, böylede kalmak istiyoruz. Belediye olarak halk sağlığını hem korona virüs salgını döneminde hem de burada aynı hassasiyeti gösteriyoruz” şeklinde konuştu. “BU MİLLİ ENERJİ DEĞİLDİR, BİR MİLLİ TAHRİBATTIR” Muhatap olunan olayın bir facia olduğunu dile getiren İYİ Parti Aydın Milletvekili Adnan Sezgin, “Biz Koronavirüsle salgınıyla mücadele ederken, iktidar ve JES işletmeleri bu fırsatı değerlendirip talana başladılar. Adeta Aydın’ın bütünü kocaman bir JES makinasına dönüştürülmeye çalışıyor. Bu virüs olayı ortaya çıktıktan sonra Karacasu gündeme geldi, Bozyurt gündeme geldi, Kuyucular daha bir hamle yaptı. Yılmazköy’de bizim sürekli olarak vurguladığımız risklerden birisi yaşandı. Son olarak Kızılcaköy’de yeni bir hamleye girdiler. Bu gerçekten çok ayıp. Aydın’ın bütün verimli arazisinin geleceğinin ve geçmişinin heba edilmesine hayır diyoruz. Hepimizde topyekûn hayır demeliyiz. Çünkü bu kadar bereketli bir toprak JES’e feda edilemez. Bu milli enerji değildir, bir milli tahribattır. Vatandaşlarımızın itirazı ve direnmesi bazı noktalarda başarıya ulaşıyor, Salda Gölü bunun bir örneğidir. Bunun için hepimiz çok dikkatli olmalıyız. Toprağımızı ve insanımızı sevmeliyiz. Ve JES işletmeleri akıllarını başlarına alana kadar, iktidarda mevcut yasayı değiştirene kadar direnişimizi sürdürmeliyiz” ifadelerine yer verdi. “DUR DEMEZSEK NE YAZIK Kİ YARINLAR İÇİN YAŞANILABİLİR BİR ÇEVRE KALMAYACAK” CHP Nazilli İlçe Örgütü Hukuktan Sorumlu Başkan Yardımcısı avukat Halil Şakar ise, bugün bu topraklara sahip çıkılmazsa yarın yaşanılabilir bir çevre kalmayacağını vurguladı. Şakar,“Bölgemiz her geçen gün artan jeotermal santrallerden doğaya salınan katı, sıvı, gaz atıklarla çevresel olarak hızla zehirlenmekte ve ekolojik denge her geçen gün, her geçen saat bozulmaktadır. Bölgedeki zeytin ve incir ağaçları hızla kurumakta ve kanser vakalarında hızla artış görülmektedir. Hemşerilerimiz üzerinde bir inceleme yapılmış ve "dolaşım yolu hastalıkları yüzde 48, kanser vakaları yüzde 17, solunum yolu hastalıkları yüzde 12 arttığı tespit edilmiştir. Yapılan testlerde Türkiye'de hava kalitesi en düşük il ne yazık ki Aydın olmuştur diyen Şakar, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın hava kalitesi izleme istasyonlarının Aydın’ın hava kalitesi inceleme raporlarına göre, hava kalitesi indeksi 499 olarak tespit edilmiştir. Bu tespit neticesinde Türkiye'de hava kalitesi en düşük il ne yazık ki Aydın olmuştur. Artık bu çevre katliamına dur demek istiyoruz. Şu anda burada bulunmamızın sebebi yine bir jeotermal tesisin buraya hukuksuz bir şekilde kurulmak istenmesi jeotermal tesisin kurulacağı alanda çok sayıda zeytin ağacı katledilmiştir. Bu topraklar hepimizin, bu hava bu doğa hepimizin. Eğer bizler bugün sahip çıkmaz ve bu çevre katliamına dur demezsek ne yazık ki yarınlar için yaşanılabilir bir çevre kalmayacak” dedi.

Diğer Haberler